140journos

Türkiye’yi anlamak için orijinal belgesel videolar, nitelikli araştırmalar ve görsel hikayeler üreten, Türkiye’nin Vice News’i 140journos ekibi. Onlar, Yaratıcı Fikirler Enstitüsü tarafından organize edilen özgür haberciliği savunan bağımsız bir medya hareketi. 2012 yılında yurttaş gazeteciliği projesi olarak başlayan 140journos, Türkiye’yi “anlamak” misyonuyla Türkiye genelinde 300’den fazla gönüllüden düzenli olarak içerik toplayan bir taban örgütü haline geldi. 140journos, “Türkiye’de Gazeteciliği Dönüştüren İnsanlarla Tanış” başlıklı bir TIME Dergisi makalesinde yer aldı.

 

Hareketin kurucularından Engin Önder, ’’Yaratıcı Fikirler Enstitüsü’nde yaptığımız ‘’live twitter’’ fikrini haberciliğe uygulamaya karar verdik. Çünkü twitter hızlı ve sansürün uygulanamadığı bir platform” diyor. ‘’İsmimizdeki ‘140’, Twitter’ın tweet’lerdeki 140 karakter sınırını; ‘journos’ ise ‘gazeteciler’ sözcüğünün İngilizce karşılığını ifade ediyor” diye ekliyor. Önder hareketi : “Biz ne gazete çıkarıyoruz, ne baskıyla uğraşıyoruz, ne de uyduda, televizyonda yer almak istiyoruz. Twitter gibi saniyede bilgi geçebildiğimiz bir ortamda, yerel aktörler gerçek ve tarafsız içerik üretsin istiyoruz. Çünkü bütün muhabirlerimiz gönüllü, sistemi değiştirmek istiyor ve kaybedecek bir şeyleri yok. 140journos bu anlayışın yansıması.” olarak özetliyor.

 



Üniversite öğrencileri arasında arkadaş ortamlarında toplanan ayrı üniversite öğrencilerinden oluşan 140journos, isminden de anlaşılacağı gibi sosyal medya ağları aracılığıyla hızlı, sansürsüz, bağımsız bir habercilik yapma amacıyla yola çıkmış. Ekiplerinde bulunan 20 çalışandan hiçbiri gazetecilik öğrencisi değil. Ekipte çalışanların farklı bölümlerde okuyan öğrenciler olması onların daha çeşitli ve doğrudan bilgi edinmesine yardımcı oluyor. Herkes içeriğe kendi uzmanlığını, bakış açısını katıyor. Ortak noktalarının toplumsal olaylara karşı duyarlılıkları olduğunu söylüyorlar.

 

Geniş bir arşivden, yorum katmadan çeşitli görüntüleri, konuşmaları alarak, güzel bir şekilde müzikli kurgu yaparak bizlere sunuyorlar. Günümüzü , güncel olayları ve geçmişi harmanlayıp bizlerle paylaşıyorlar. Türkiye’nin son 15-20 yılda yaşadığı ve geçirdiği değişimi gözler önüne serip, çarpıcı videolara imza atarak bunları izleyiciye sunup; ürettikleri içeriklerin konularının hazırlanma aşamasında ince elenip sık dokunması, görsel hikayeler ve belgesellerdeki istisnasız müthiş uyumlu müzik seçimleriyle çok büyük fark yaratıyorlar. Üretilen haberler, çoğunlukla gündelik yaşamın içindeki siyasete, sosyal problemlere, şehir odaklı sorunlara, güncel politik gelişmelere ve Türkiye’nin yakın siyasal geçmişine yer veriyor. Üzerinde çalışılan bir konunun ilgilisi profillerle mülakat ve röportajlar; istatistik çalışmaları ve veri araştırmaları; estetik değeri yüksek görsel hikayeler; kendine özgü bir tasarım 140journos yayınlarının asli unsurları arasında yer alıyor.



 

Özellikle medya sektöründe son zamanlarda içerik bakımından pek alışık olmadığımız işlere imza atıyorlar. Amaç olarak kendilerine toplumsal bilinci artırmayı edinip çıkardıkları içeriklerde tüm gerçeklikleri önünüze koyuyorlar, etkiliyorlar. Sahip oldukları bir çizgi var ve o çizgiyi devam ettiren tarzda habercilik yapıyorlar. Bu objektivite ve istikarı göz önünde bulundurduğumuzda 140journos ekibinin 2012’den bu yana çok kaliteli işler yaptığını, özgünlük ve düzgünlük kriterleri gözetilerek çok iyi içerikler ürettiğini, bundan sonra da kolay kolay çizgisinden çıkmayacağını  söylemek gerekiyor. Yaşamımızın belli bir kısmına hitap eden ve çeşitli bilgiler edinmemizi sağlayan bu kanalın önemini kavramamız zaruret teşkil ediyor. Gerekirse tüm içerikler bir şekilde depolanmalı, videolar, haberler ve görsel hikayeler bir şekilde saklanmalı. Gelecek nesillere sağlam ve eksiksiz aktarılmalı. Zira 140journos içerikleri, gelecek nesiller için çok büyük bir arşiv niteliği taşıyor.

 



Author: Oğuzhan Sarıbülbül

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir