Bekleyiş

Vazgeçmedim, vazgeçemedim, vazgeçildim. Belki de geçilmedim sadece bekletildim. Şikayetçi olmadım bu durumdan, çünkü sonunda onun gülüşü vardı. Bunu görebilmek için aylarca yıllarca bekleyebilirdim. Onun gülüşü sadece ağız mimikleri ile olmuyordu ki, gözleri ışık saçıyor, yanakları şişiyor, gözleri kısılıyordu. Boynun da o kolyen, parmağında yüzüğün, saçlarında ellerim olduğu sürece kalbin benim karavanım olur. Saçlarında dünya turu yapsam, kirpiklerine kıvrılıp yatsam, müzik diye kalbinin atışını dinlesem. Cennette yaşamış kadar olur muyum? Ayrı kaldığımız yedi ay boyunca cehennemi yaşasam da, sonunda cenneti görmek için değil mi? Aynı ölünce cehennemde yanmamız gibi herkes yanacak da, ucunda cennet olduğunu bilerek yanacak değil mi? Ne zaman çıkar gelirsin bilmem ama geldiğinde ilk yapacağım gözlerinin içine sarılmak olacak. Küçükken bayramlıklarımı giymek için heyecandan uyuyamazdım, şimdi de o heyecan ile bekliyorum seni. Geç kalma, sağlıcakla kal.

Author: Ayberk Kezer

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir