Büyümek.

Büyümek.

Zaman ne kadarda çabuk geçiyor değil mi ? Göz açıp kapayıncaya dek geçiyor yıllar. Biraz buruk , biraz kırgın belki endişeli ama güzel. İnsan büyüyor ,insan değişiyor , insan öğreniyor ve insan hayret ediyor. Her geçen gün yeni bir maceranın içine atılıyor sanki. Hayata bakış açısı değişiyor , konuşması değişiyor , düşünceleri değişiyor , fikirleri değişiyor ,öncelikleri değişiyor. Belki eskiden günlerce ağladığı şeyler için bugün gülüp geçebiliyor. Eskiden giydiği kıyafetleri beğenmiyor ,yaptığı şeyleri saçma buluyor , garipsiyor. İnsan büyüyor. Hedefleri sağlamlaşıyor , yarın için endişeleniyor. Hayatında düzen olsun istiyor , hayallerini gerçekleştirmek için sabırsızlanıyor , aile kurmak istiyor. Doğayı insanlardan daha çok seviyor , yalnızlaşmak istiyor , sadeleşmek istiyor. Ayaklarının yere sağlam basmasını istiyor. Huzur arıyor , kendini ve çevreyi keşfediyor , dinginlik rüzgarına kapılmak istiyor. Karşı cinste aradıkları da değişiyor mesela. Çocukça şeyler saçma gelmeye başlıyor , olgunluk istiyor , sarıp sarmalanmak istiyor , korunmak istiyor. İnsan bu büyüyor , değişiyor. İstekleri ve arzuları değişiyor. Kendini dinlemek istiyor , ne istediğini sorgulamak. Artık öyle gece hayatı da sarmamaya başlıyor , huzurun evde olduğunu anlıyor. Milyonlarca kitap okumak , izlemediği filmleri seyretmek , yeni bilgiler öğrenmek , gitmek istediği şehirlere , ülkelere gitmek , tatmak istediği lezzetleri tatmak. Öğrenmeye bir türlü doyamamak. Araştırmak ,kültürel açıdan zenginleşmek istiyor. Bu hayatta bir iz bırakmak arkasını dönüp baktığında ben bu hayatta ne yaptım ? Ne yaşadım , arkamda nasıl bir iz bıraktım ? Adımı duyduklarında insanların yüzlerinde nasıl bir intiba bıraktım diye düşünüyor. Hayata dokunmak , insanları etkilemek , belki de onların hayatına bir tutam bile olsa dokunabilmek. Yeteneklerini keşfetmek , ilerleme kaydettikçe bununla gurur duymak , kendini daha çok sevmek. Bu hayatta en çok değeri kendine vermen gerektiğini öğrenmek , eskisi gibi her şeyden şikâyet etmemek , yaşadığın sorunlarla tek başına mücadele edebilmeyi öğrenmek , düştüğünde kendi yaralarını sarabilmek .

Büyümek.

Hayat çoğaldıkça kalabalığın içinde yalnızlaşma hissidir. Büyümek kendini keşfetme arzusuyla büyülenmektir. Henüz 20 yaşındayken tüm bunları benliğimde hissetmeye başladım. Bir anda değiştim , hayata farklı bir noktadan bakmaya başladım. Kim olduğumu sorguladım. Nerede , kim ile , ne ile , nasıl mutlu olduğumu gördüm. Bana neyin iyi geldiğini özümsedim. Ben büyüdüm , daha da büyüyeceğim . Büyümek korkulacak bir şey değilmiş hatta harika bir macera romanıymış. Kendimin bile bilmediği taraflarımı görmek , ne kadar güçlükle karşı karşıya kalsam da bunların üstesinden nasıl geldiğini seyretmek ve kendinle gurur duymak. Yapmamam gereken şeyleri öğrenmek , nerede nasıl davranmam gerektiğini anlamak. Hala bir tarafında çocuksu bir yanını taşımak ama eskisi gibi serseri , başına buyruk ve dengesiz olmamak. Büyümek kabuk değiştirmek gibi , yeni birisiyle tanışmak gibi , oyuncaklarını eski bir kutuya taşımak gibi. Büyümek şimdi , hiç bilmediğin bir şehirde en sevdiğin çiçek kokusunu sadece hislerinle takip etmek. Büyümekten korkmayın kendi hislerinize güvenip hayatın doğal akışıyla kendinizi seyredin , kendiniz bile gördükleriniz karşısında hayran kalacaksınız. Çünkü insan kapasitesi her an artan inanılmaz canlılardır.

Author: Fatmanur Türk

Hayatın acı gerçeklerinden kaçıp hayallerine sığınan bir yabancı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir