Frida Kahlo.

Frida Kahlo.

21.yüzyıl kültür ikonu haline gelmiş birçok sanatçı , oyuncu veyahut şarkıcı bulunmaktadır. Bu insanlar hayatları , yaşadıkları acılar ve hayata karşı dimdik duruşları ile insanlar tarafından taktir edilmiş ve yetenekleriyle bir ikon haline gelmiştir. Özel hayatları ve aşk hayatlarıyla da oldukça yakından takip edilen bu popüler kültür ikonlarından Magdelena Carmen Frida Kahlo Calderon’dan bahsedeceğim. Yani günümüzde bilinen kısa ismiyle Frida Kahlo’dan , Frida Kahlo Meksikalı bir ressamdır. 6 Temmuz 1907 yılında doğan ressam yaptığı sürrealist resimleriyle , yaşadığı aşk hayatıyla , bakış açısıyla ve yaşadığı acılar ile oldukça dikkat çeken bir sanatçı olmuştur. Frida Kahlo doğduktan kısa bir süre sonra annesi hastalandı ve ona süt veremedi ve Frida’ya başka bir süt anne bulundu. Frida küçüklüğünden itibaren yaşamında bakın bir anne portresi göremedi ama babası ona karşı çok sevecen ve şefkatliydi her zaman Frida’nın yanında olur bir derdi varsa onu nazikçe dinlerdi. Frida yazdığı günlüklerde babasının ona karşı şefkatli ve sevecen tavırlarından bahsederdi. 6 yaşında geçirdiği çocuk felcinde de babasının ona desteğiyle yaşama tutunmuştu. Sağ bacağında meydana gelen incelme yüzünden tahta bacak takılmıştı bu durumu gizlemek için genel olarak uzun elbiseler giymeyi tercih ederdi. Frida Kahlo ne kadar başına taktığı çiçeklerle tanınsa da erkek gibi giyindiği zamanlarda olmuştur. Buna sebep olanda babasının erkek çocuğuna sahip olma isteğidir , Frida babasına olan sevgisinden dolayı bir nebzede olsa onun isteğini yerine getirmek istemiştir. Frida’nın hakkında hiç duymadığınız şaşırtıcı bilgide Frida’nın üniversitede tıp bölümü okumasıdır. Tıp okuyarak nasıl olurda bu kadar sanatsal bir yönünün geliştiğini soracak olursanız üniversitedeki arkadaşlarının hepsinin sanatçı kişilikler olmasından kaynaklanarak Frida onlar sayesinde bu sanatçı yönünü geliştirmiştir. Ve Frida’nın hayatını tamamen değiştiren kaza 17 Eylül 1925’de sevgilisi Alejandro Gomes Arias ile bindiği otobüsün tramvay ile çarpıştığı kazada ağır yaralanan Frida köprücük kemiğinin , kaburgalarının ve sağ bacağının kırılmasıyla adeta hayatı kararmıştı. Ölmesi beklenirken o hayata tutundu geçirdiği birçok ameliyattan sonra doktorlar tarafından yatalak kalacağı düşünüldü. Kaza sonrasında küçükken geçirdiği hastalık nedeniyle sağ bacağında kangren oluşmuştu ve bacağa yayılması halinde bacağın kesilmesi gerektiği söylendi. Frida’nın hastalığı karşısında babası da üzüntüyle daha da acı çekiyor ve ne yapacağını bilemiyordu ama kızına desteğini esirgemiyordu. Hastane masraflarını karşılamakta zorlanmaya başlayan babası evde bulunan tüm eşyaları sattı. Babası sürekli Frida’nın yanında destek oluyordu onu yaşama bağlayan büyük bir güçtü. Annesinin aklına gelen bir fikirle Frida’nın kendisini görmesini sağlamak adına tavana bir ayna yaptırıldı. Frida aynada parçalanmış bedenini gördüğünde büyük bir yıkım yaşadı ama daha sonra kendisine yabancı gelen bu bedenin resimlerini çizmeye karar verdi. Frida yattığı yerden sürekli kendini çizmeye başladı yaptığı resimlerle adeta hayata yeniden tutunmaya başladı. Frida yaptığı ilk portreyi ilk aşkı Alejandro’ya hediye etmek istedi fakat Alejandro , Frida’yı terk etti.

Frida Kahlo.

 

Yaşadığı bedensel acıların üstüne birde bu aşk acısı eklenmişti ama Frida vazgeçmedi. Resim onu iyileştirdi ve 1927 yılının sonuna doğru yeniden yürümeye başladı. Frida resim yapmaya devam ederken yaptığı resimlerin profesyonel bir göz tarafından yorumlanmasını istiyordu. Ve bu alanda yetenekli olan Meksikalı Michelangelo olarak tanınan Diego Rivera ile tanıştı Diego , Frida’nın resimlerini çok beğendi. Daha sonra Frida Diego’ya âşık oldu ve evlendiler. Frida’nın ailesi bu evliliğe karşı oldu düğünlerine sadece babası katıldı ve 21 Ağustos 1929’da evlendiler. Frida , Diego’ya çok aşıktı ama Diego’nun başka kadınlara olan ilgisi Frida’yı çok yıpratıyordu bu anlaşmazlıklardan dolayı üzüntüden hamile olan Frida bebeğini düşürdü. Daha sonra devam eden evliliklerinde Frida daha fazla bu duruma dayanamayacağını anladı ve boşandılar. Ama Frida ve Diego bu boşanmanın ardından da birbirlerinden ayrı kalamadılar ve 1 yıl sonra yeniden evlendiler. Frida tüm yaşadıklarına rağmen Diego’yu deli gibi seviyordu ve ondan vazgeçemiyordu ona şu sözleri söylemişti ‘ İki büyük kaza geçirdim Diego. Tramvay ve sen. En kötüsü sendin’ . Kısacası Diego , Frida’ya ne yaparsa yapsın Frida ondan vazgeçemiyordu. Çoğu sanatçının aksine Frida yaşarken değeri bilinen sanatçılardan biri olabildi. New York’ta açtığı sergide çok büyük ilgi gördü ve tablolarının büyük bir bölümü satıldı. Frida bu sergisin ardından Pariste’de bir sergi açtı burada da uluslararası bir üne sahip oldu. Dönemin ünlü ressamlarından da büyük övgü aldı Picasso ,Frida hakkında ‘Biz onun gibi insan yüzleri çizmeyi bilmiyoruz’ dedi. Madonna da Frida’ya karşı büyük bir hayranlık duyuyordu 70 tablosundan 50’sini satın almıştı. Frida tüm yaşadığı bu ün ve başarıların ardında hep hiç sahip olamadığı hayali çocuğu olan Leonardo’ya özlem duyardı. Hiçbir zaman çocuk sahibi olamayan Frida bu özlemini evcil hayvanlarla gidermeye çalışırdı. La Esmeralde adlı sanat okulunda öğretim üyeliği yapmaya başlayan Frida hastalığı nedeniyle daha fazla yorulmaya başlamıştı. Temmuz 1953’de Frida’nın sağ bacağını kestiler 13 Temmuz 1954’te Frida akciğer ambolisi nedeniyle hayatını kaybetti. Frida , zaten yeterince yattım diyerek gömülmek değil yakılmak istedi. Frida ölmeden önce tamamladığı son tablosuna ‘Yaşasın Hayat’ adını verdi. Frida yaşadığı bunca acı , hastalık , aşk acıları , terk edilişler , parçalanmış bedenine rağmen her zaman hayata resimleriyle tutundu. O başından eksik etmediği çiçekli tacıyla , uzun renkli elbiseleriyle , sürrealist resimleriyle , her şeye rağmen büyük aşkıyla , ve hayata tutunuşuyla Frida Kahlo olabildi.

Author: Fatmanur Türk

Hayatın acı gerçeklerinden kaçıp hayallerine sığınan bir yabancı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir