Kadın / Erkek.

Kadın / Erkek.

 

Bu hayatta insanlar kadınlar ve erkekler olarak ikiye ayrışmıştır. Yüzyıllar önce kadınlar güçsüz ve korunmaya muhtaç erkekler ise güçlü ve korumacı etiketleri yapıştırılmıştır. Kadınlar: ev düzeni , yemek , temizlik , çocuk bakma gibi sorumluluklar yüklenirken erkeklere ise tam tersi çalışma , para kazanma , ev geçindirme vb. tüm ağır işler erkeklerin sorumluluğu üstüne yıkılmıştır. Peki bu yüzyıllar önce başlayan ayrıştırma günümüzde son buldu mu ? Aslında kısmen bu bakış açısı biraz zorla olsa da köreltilmeye çalışılmıştır. Başarılı olduğu da söylenebilir ama hala tam anlamıyla bir kadın/erkek olduğu bu tarz düşünce yapılarının tamamen yıkıldığı söylenemez. Şimdi kadın ve erkeklerin doğduğu ilk andan itibaren başlayan bu aralarında uçurum olan ayrışmalara değinelim.  Biraz sonra vereceğim örnek başta da değindiğim gibi günümüzde belki de her yerde bu vereceğim örnek geçerli değil ama bazı körelmiş bakış açıları kadın ve erkek ayrımını gözle görülür bir şekilde keskin bir şekilde ayırmıştır. Bir gün bir kadın hamile olduğunu öğrenir eşine bu haberi verir eşi çok mutlu olur , çünkü artık bir evlat sahibi olacaktır ailesi çok mutlu olur eve bir neşe gelecektir. Daha sonra bebeğin cinsiyetini öğrenirler bebeğin cinsiyeti kızdır. Baba ağırlar yakmaya başlar başı öne eğilir , ailedeki neşe ve heyecan son bulur. Şimdi bu hikâyeyi biraz değiştirelim bu sefer bebeğin cinsiyetinin erkek olduğunu var sayalım. Baba davul zurna çaldırır , tüm etrafa haber salınır , baklavalar tatlılar dağıtılır ailede bir düğün havası oluşur. Burada duralım ne değişti ? Ne gibi bir fark birinde mutluluğu getirirken diğerinde yas ilan edildi ?  İkisi de onların evladı değil miydi , ikisi de onların canlarından bir parça değil miydi ? Neyse devam edelim kız bebek doğdu ve büyüdü ona sanki bir cezaymış gibi davranmaya başlandı , okula gönderilmedi. Sebep çünkü kızlar okumaz onlar sadece hizmet eder evden dışarı çıkamazlar sebep çünkü onlar birer ceza. Erkek çocuk doğdu büyüdü bir dediği iki edilmedi her istediği alındı her dediği yapıldı. Okula gönderildi derslerinde başarısız olsa da aslansın evladım sen kafana takma denildi çünkü o bir ödüldü.

 Kadın / Erkek.

 

Daha sonra kız çocuğu serpildi ergenliğe girdi yetişti. Yasaklar daha da büyüdü ceza daha da ağırlaştı. Ona bir pislik gibi davranılmaya başlandı baskılar iki kat arttı , yolda yürürken başını bile kaldırmayacağı tembih edildi. Bir erkeğin yanından geçse bile laf söz olur denildi. En küçük hatasında öldüresiye dayak yedi kimsede bu zulüme ses etmedi çünkü o kadın olduğu için bunu hak etmişti. Erkek büyüdü ergenliğe girdi arkadaşlarıyla kavga etti , dayak attı. Ailesi aslan oğlum büyümüşte adam dövermiş dedi. Erkek bir kızı sevdi , ailesine söyledi aslan oğlum bak büyümüşte kızlarla eğleniyormuş dendi. Sana bu kızı alalım korkma o senindir artık dendi. Eve geç geldi kimse ses etmedi. Kız daha da büyüdü ailesi onu evlendirmeye kalktı , hem de kendinden on yaş on beş yaş büyük biriyle. Kız hayır istemiyorum dedi kimse onu dinlemedi sevdiği bir erkekle evlenmeye hakkı bile yoktu. Kendi yaşamıyla ilgili bir karar verilirken fikir beyan etmeye bile hakkı yoktu çünkü o doğuştan cezalıydı. Erkek evlenme çağına geldi , babası sordu söyle sana hangi kızı alayım dedi. Erkek sevindi demek ki ben kimi istersem onunla evlenebilirim karşımdakinin bir söz hakkı yok. Şimdi düşünelim böyle bir aile yapısı düzeninde büyüyen erkek nelere şahit oldu ? Her zaman kadınların hizmet ettiğine , kadınların eğitim alma gibi bir hakka sahip olmadığına , birini dövmenin iyi bir şey olduğuna , kadınların asla söz hakkı olmadığına , gerekli görülürse kadınların dövüldüğüne , kadınların yolda yürürken başlarını dahi kaldırmadığına , kadınların evlenecek eşlerini seçemediğine , bir erkeğin kadınlarla eğlenmesinde sakınca olmadığına , erkeğin istediği kadını seçmesinde hiçbir sakınca olmadığı ve karşındaki kadının bu durum karşısında hiçbir söz hakkı olmadığına. Şimdi böyle bir bakış açısında büyüyen bir erkekte mi suç yoksa bu bakış açısını ona aşılayan aile de mi ? Yetiştirilme şekli böyle olan bir erkek ilerideki yaşamında ailesinden gördüğü şeyleri uygulamak durumunda olacak. Eşine babasının annesine davrandığı gibi davranacak kızına kız kardeşlerine davranıldığı gibi davranacak. Şimdi burada kim suçlu ? Yanlış yetiştirilen erkekler mi yoksa bu kafa yapısını bir türlü yıkamadığımız aileler mi ? Günümüzde kadına şiddet giderek artarken , tecavüzler , tacizler giderek artarken , kadın/erkek eşitsizliği her bakımdan yüzümüze çarpılırken biz bu düzeni nasıl yıkabiliriz ? Kızım kendine dikkat et demek yerine , oğlum kızlara nazik davran , saygısızlık yapma demedikten sonra bu düzen yıkılmaz. Önce eğitilmeli sonra eğitmeli yoksa yıllar geçse de yüzyıllar önce başlamış bu düzeni yıkamayız.

Author: Fatmanur Türk

Hayatın acı gerçeklerinden kaçıp hayallerine sığınan bir yabancı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir