Kozmetik, Temizlik ve İlaç Sektöründeki Hayvan Deneylerinin Vahşi Yüzü

Günümüz teknoloji ve sanayi dünyasında her şey parmağımızın dokunabileceği kadar kolayken; maalesef hala insanlar için üretilen binlerce üründe hayvanlar üzerinde yapılmış testlerin verileri kullanılıyor.

Her gün kullandığımız banyoyu temizlemek, elimizi yüzümüzü veya vücudumuzu yıkamak, dişlerimizi fırçalamak, algılarla yönetilen güzellik anlayışına biraz uyabilmek amacıyla kozmetik ürünleri kullanmak, kıyafetlerimizi yıkamak ve bunlar gibi daha birçoğu için kullandığımız her ürünün insanlara zarar verip vermeyeceğini anlayabilmek için hayvanlar üzerinde inanılmaz bir vahşet uygulanıyor.



Kozmetik ve temizlik sektörünün yanı sıra, ilaç ve makine teknolojilerinin üretiminde hayvanların test edilmesi ne yazık ki belirli kanunlar çerçevesinde zorunlu tutuluyor. Bu kısımda, duyarlı ve kendinden başka canlıyı düşünen insanlara da ciddi görevler düşüyor; ilaç ve makine sektörlerindeki hayvan deneylerinin yasaklanması için kampanyalar başlatmamız ve yönetimlere bu vahşetin gerçek yüzünü düzgün şekilde anlatmamız gerekiyor. Kozmetik ve temizlik sektörlerindeki hayvan testleri ise oldukça vahşi bir yüze sahip. Binlerce hayvan; testlerde kullanılmak için kafeslerde tutulup sürekli işkence görüyor ve acı çekerek ölüyor. Gelin bu vahşi yüzün acımasız gerçekleriyle biraz yüzleşelim;

1.Her sene binlerce kozmetik şirketi, ürünlerini milyonlarca hayvan üzerinde dener. Oysa Çin ve Brezilya dışında hiçbir ülkede hayvan deneylerini zorunlu kılan kanunlar yoktur.  

2.Kozmetik sektöründeki hayvan testlerinin çoğunluğu; ürünün insan cildine ve göz dokusuna zarar verip veremeyeceğini anlamak için yapılır. Göz testlerinde, çoğunlukla tavşanlar kullanılır ve tavşanların gözüne kozmetik üründen damlatılır. Acı çekerek kıvranan tavşanlardan bazıları kafesten kaçmaya çalışırken boyunlarını kırarak; diğerleri ise testten sonra ağrı kesici bile verilmeyerek acı içinde kıvranarak ölürler.

3.Bir başka test ise; denek hayvanın o ürünün etken maddesinin ne kadar miktarına maruz kalıp ne boyutta zarar gördüğü test edilir. Bunun için hayvanın tüysüz, tıraş edilmiş cildine aynı maddeden defalarca uygulanır. Haftalarca acı çeker, cildi inanılmaz kötü bir hale gelir.



4.Kozmetik ürünlerin hamile kadın ve bebeklerdeki etkisinin test edilebilmesi için ise; hamile tavşanlar öldürülür. Yavruları karınlarından çıkarılarak, ürünün insan fetüsüne etkisi test edilir.

5.Kozmetik ürünlerin yutulması halinde sağlığa zarar verip vermeyeceğini anlamak için deneylerde; hayvanlara zorla besleme testleri uygulanmaktadır. Bu testlerde kullanılan hayvanlara, aynı madde gün boyunca zorla verilir. Test, haftalar boyunca sürebilir. Denek hayvanın, belli bir maddeden ne kadar tükettiğinde öldüğü hesaplanmaya çalışılır.

6.Hayvan deneyleri; körlük, ciltte parçalanma, ciddi yaralanma ve ölümle sonuçlanır. İyileşmeyi kıl payı başaranlar hayvanlar tekrar teste tabii tutulur.

 

Yılda en az 115 milyon hayvana test uygulanmaktadır. Bu hayvanların bir kısmı testler sırasında ölürken, bir kısmı ise çok ağır şartlar altında (karanlık, aç ve susuz bir ortam) laboratuvardaki kafeslerde yaşamaya çalışır. Ancak deneye maruz bırakılan hayvanlar 2-3 hafta sonra ölür.  Bu kadar vahşet, aslında bir hiç uğruna yapılır çünkü ürünlerdeki etken maddenin toksitisesi yalnızca o hayvan üzerinde test edilir ve insan vücuduna benzer hiçbir sonuç vermez.

Bu dünyada yaşayanın sadece biz insanlar olmadığını bilerek, kendimizden başka bir canlının nefes almasına tahammül ederek ve yardımda bulunarak, bilinçlendirerek ve bilinçlenerek bu zulme son verebiliriz. Gelişen bilgisayar teknolojileri ve yapay hücre sistemleri gibi birçok yenilikle bu vahşeti bitirebilir ve oldukça insancıl yöntemlerle bu testleri gerçekleştirebiliriz. Ne yazık ki bu çözüm, paranın isimden bile önce geldiği bu yüzyılda çok pahalı (!) bulunarak tercih edilmiyor. Ancak bizler, bilinçlendiğimiz ve bilinçlendirdiğimiz ölçüde yönetimleri ikna edebilir veya imza kampanyaları düzenleyerek hayvan deneyleri yasalarının değiştirilmesini sağlayabiliriz.

Hayvanlar üzerinde test yapan markaları bilmek ve buna göre alışveriş yapmak ise en kolay uygulayabileceğimiz çözümlerden. Her saniye fotoğraf beğendiğimiz bu distopyada, sadece 2 dakikamızı ayırarak araştırmamız ve bilgi edinmemiz yeterli. Bu bilgileri, PETA (Hayvanlara Etik Muamele İçin Mücadele Edenler) isimli dünyaca tanınan kuruluşun internet sitesinden direkt marka ismini sorgulatarak da marka listelerine bakarak da öğrenebiliriz.  PETA, cruelty-free olan ve olmayan markaları resmi olarak internet sitesinde sunuyor hatta cruelty-free olmak isteyen markalar direkt PETA’dan onay alıyor.

 



Peki, “cruelty-free” ne demektir? Cruelty-free kelime anlamı olarak zulümsüz demektir; cruelty-free marka ise bu zulme ortak olmayan, hayvanlar üzerinde test yapmayan marka demektir. Bir ürünün cruelty-free olup olmadığını ambalajının arkasındaki tavşan simgesinden kolaylıkla anlayabilirsiniz.

Yani; uzayda koloniler kurmanın tasarlandığı, uzaktan evdeki aletlerin kontrol edilebildiği, sesli komutla ultra akıllı telefonların kullanılabildiği bu çağda vahşeti en aza indirgemeye yarayan bu bilgileri edinmek çok zor bir iş değil. Yeter ki, öğrenmek ve bilinçlenmek isteyelim. Hayvanların her açıdan sömürüldüğü bu dünyada, sadece kendi egolarımız için onların eziyet çekerek, acı içinde kıvranarak ölmesine göz yummamalıyız. Güzellik uğruna milyonlarca hayvan, ömrünü kafesin ardında acılar içinde geçiriyor. Kaç yıllık ömrü, 2-3 haftada elinden alınıyor. Şöyle bir durup düşünmemiz lazım; gerçekten biz, “insanlar” buna değer mi?

Sizler için; Türkiye pazarında olan ve hayvanlar üzerinde test yapan/yapmayan markaların listesini buraya bırakıyorum. Bilinçlenmeniz ve bilinçlendirmeniz dileğiyle;

Hayvanlar üzerinde deney yapan markalar;
Air Wick, Axe, Avon, Biotherm, Braun, Cacharel, Calgon, Carefree, Clear, Comfort, Dolce & Gabbana, Donna Karan, Dove, Durex, Estee Lauder, Febreze, Finish, Garnier, Gillette, Giorgio Armani, Glade, Head & Shoulders, Helena Rubinstein, Hugo Boss, Ivory, Johnson & Johnson, Kerastase, L’Oreal, L’Occitane, Lacoste, Lancome, Listerine, Lux, M.A.C., Max Factor, Maybelline, Mr. Clean, Neutrogena, Nivea, Olay, Old Spice, Organix, Pampers, Pantene, Procter & Gamble, Purex, Ralph Lauren, Reckitt Benckiser, Schwarzkopf, Signal, Tommy Hilfiger, Vaseline, Vichy, Vicks, Victoria’s Secret, Yves Rocher.

Hayvanlar üzerinde deney YAPMAYAN markalar;
Bioderma, Cyrene, Yes To (Sehpora), Fouf (lilakutu), Freemann (Watsons), Kiss My Face(BeautyJoint), Bath And Body Works, Dirty Works (Gratis), Amway, Doa Kozmetik, Mosmos Garden, The Body Shop, Live Clean, The Crystal(Gratis), Alterra(Rossmann) , Madame Coco, Penti, Dalan, Enliven(Gratis), Phsians Formula(Sadece Eczanalarde), Rival de Loop(Rossmann), The Balm(Gratis), Wet’n’Wild(Gratis), Essence(Gratis/ Rossmann/ Migros), Hurraw, Lypsyl(Gratis), e.l.f.(BeautyJoint) , Urban Care(Gratis/ Watsons), Giovanni(Gratis), Too Faced(Sephora), Cosmed, İsana(Rossmann), Burt’s Beets(Gratis), Superdrag(Watsons), Dalin, Perlodent(Rossmann), Benri(Gratis), Pangea Organic (lilakutu), Bee Beauty (Gratis), SmashBox(Sephora), RT Fırçalar (Gratis/ Watsons/Migros), Ecotools fırçalar(Gratis) Otacı, Alpro, Doğadan.

 



Author: Ezgi Nur Kaplan / Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir