Yharnam Sevdalılarına Bloodborne Analizi

SOLUKKAN AVI

BLOODBORNE ANALİZİ

 

YAZAR ‘’REDGRAVE’’

ÇEVIRI ‘’EBRU KARA’’

 

Hidetaka Miyakazi, Souls serisini yazarı, Japonya’nın Shizuoka kentinde yoksulluk içinde büyüdü. Yoksulluk içinde vakit geçireceği çok imkanı olmayan Hidetaka, zamanının çoğunu kentteki yerel kütüphanede geçiriyordu. Vahşi Batı romanlarına çok fazla ilgi duyuyordu ancak İngilizcesi okuduğu romanların her kelimesini anlayacak kadar iyi değildi. Birçok zaman okuduğunu tam olarak anlayamadığı için, anlayabildiği kadarını düşünür, kendi mantık çerçevesinde hikayenin sonunu kendi oluştururdu.

Bloodborne, oyunun içinde hikaye ile ilgili bütün soruları cevaplayan bir oyun değil. Oyunda hikaye ile ilgili anahtar bilgiler veren bir diyalog ya da eşya açıklaması bulunmuyor. Bloodborne, sadece yarısını anlayabileceğiniz bir roman gibi. Geri kalan yarısı, okuyucunun doldurması için bekliyor.

Bloodborne’un hikayesinde tek bir gerçek cevap yok. Bloodborne’ın hikayesi size, sizin ne düşündüğünüzü soran bir oyun. Size sizin hikayenizi soruyor. Bilinmezlikleri nasıl dolduracaksınız ?

‘’İnsanlığın en eski ve en güçlü hissiyatı korkudur, korkuların en eskisi ve en güçlüsü ile bilinmeze karşı olan korkudur.’’

-Howard Philips Lovecraft

-Supernatural Horror in Literature, 1927



KISIM BİR : BYRGENWERTH, KOS VE AKILSIZ ÖRÜMCEK

Byrgenwerth, eski bir eğitim merkezidir. Yharnam’ın derinliklerinde bulunan Tanrıların lahdi, her avcının iyi bildiği biryerdir. Bir zamanlar bir grup genç Byrgenwerth bilgini, bu lahitlerin derinlerinde kutsal bir madde keşfettiler. Ve bu keşif neticesinde Şifa Kilisesi’nin kuruldu ve kan iyileştirmesi seansları başladı. Yharnam’da kutsal olan herşey Byrgenwerth ile bağlantılıdır.

Alfred, Değersizkan Avcısı

 

Herşey Byrgenwerth’de başladı. Bu eski eğitim yeri, şehirden uzakta ve Büyük Göl’ün kıyısında kurulmuştu. Burada bazı seçilmiş kişiler, insanlığın bilgisinin derinliğini inceliyorlardı.

Başlangıç olarak, oyunun içinde bulunan bilgiler ve kanıtlar paylaşılacak, yazarın yorumları daha sonra ayrı olarak paylaşılacaktır.

 

Byrgenwerth’de birçok öğrenci vardı. Ancak bunların sadece birkaçı hikayede bahsedilecek kadar önemli yere sahiptir. Bu seçilmiş öğrenciler hikayede Bilginler olarak geçecektir.

Bu seçilmiş öğrenciler, Bilginler, Willem, Laurence, Micolash ve Carryl’dir.

Usta Willem, akademinin müdürü ve çok önemli bir figürdü. Farklı düşüncelere sahip olsa da, bütün karakterler, saygılarından ötürü kendisinden Usta diye söz ederler. Oyunda bulunan Rün İşleme Eşyası’nda kendisinden Dekan Willem diye söz edilir. Willem’in temel çalışma alanı insan zekasının sınırlarıydı.

Laurence, önemli bir karakter olmasının yanı sıra çok gizemli bir karakterdir. Oyunda, Büyük Katedral’deki canavar kafatasına dokunduğumuzda, Willem ile Laurence arasında geçen bir anıya tanıklık ederiz. Bu anıda Willem, genç Laurence’i kendine ihanet etmekte suçluyor.

Katedral merdivenlerindeki bir notta şöyle yazar ; ‘’Elini kutsal sunağın üzerine koy ve etine Usta Willem’ın sözlerini yaz.’’. Laurence burda belirtir ki, Usta Willem Şifa Kilisesi için çok önemli bir figürdür. Şifa Kilisesi’nin köklerinin Byrgenwerth’e uzandığı açıkça belirtilmişir. Byrgenwerth Öğrenci Üniforması eşyası açıklamasında şunlar yazar;

‘’Şifa Kilisesi’nin kökleri Byrgenwerth’e kadar uzanır ve doğal olarak üniformasını tasarlanırken oradan ilham alınmıştır. Usta Willem’ı umutsuzluğa sürükleyen bilgi ve ya düşünce değil kendine olan özgüveniydi. Keşke bilebilseydi.’’

Laurence’in ünvanı İlk Rahip’tir, bu da onun Byrgenwerth’den ayrılıp Şifa Kilisesi’nin kurucusu olduğunun bir göstergesidir.

Oyunda Mensis’in Kabusu’nda savaştığımız Micolash da bu bilginler arasında yer alıyordu. Byrgenwerth’in başka olaylarında da adı geçer.

 

 

Usta bir rün yapımcısı olan Caryll, bilinmeyen yollar üzerinden Kutsal Varlıklar’ı duyabiliyor ve anlayabiliyordu. Kutsal Varlıklar’ın konuştuğu dildeki kelimeleri anlayamasa da, onları anlaşılır sembollere çevirebiliyordu. Rün İşleme Eşyası açıklamasında Caryll’dan şöyle bahseder ; ‘’ Byrgenwerth öğrencisi olan Rün Yapımcısı Caryll, Kutsal Varlıklar’ın anlaşılamayan dilini, şimdileri Caryll Rünü adını alan eşyalar ile anlaşılabilir hale getirmiştir.’’

Ayrıca yukarıda bahsedilen isimler dışında, Bilginler dediğimiz kişilere dahil olacağına inanabileceğimiz iki kişi daha bulunmaktadır ; Maria ve Gehrman.

Gehrman, kesin olarak söyleyebiliriz ki, Laurence ve Willem ile tanışıyorlardı. Oyunda Akılsız Örümcek Rom’u öldürdükten sonra, Gehrman’ı, koltuğunda uykusunda sayıklarken bulabiliriz , ‘’Ah, Laurence… Usta Willem… Birileri bana yardım etsin… ‘’. Gehrman, bilindiği üzere İlk Avcı olarak bilinir. Şifa Kilisesi’nin kuruluşundan itibaren onlarla çalışan, Yukarı Katedral Lambası’nın gizli bir bölgesinde bulunan Eski Atölye’nin (Old Workshop) kurucusudur. Savaş konusundaki tecrübelerine dayanarak, okulun ve lahit kazılarının güvenliğini sağladığını düşünebiliriz.

Gehrman’ın gözbebeği olan Maria, Şifa Kilisesi’ndeki Araştırma Salonu’nun başında olduğu gerçeğini düşünerek, zamanında Laurence ile birlikte Okul’da öğrenci olduğunu söyleyebiliriz.

Şimdi Bilgeler’i tek tek değil, bir bütün olarak inceleyelim. Willem, Laurence, Micolash, Caryll, Gerhman ve Maria, yeraltında bulunan büyük labirenti incelemek ve derinlerini öğrenmek amacıyla kurulan Byrgenwerth Okulu’ndaki önemli kişilerdi. Bu kişiler, labirentteki keşifleri ile Bloodborne’daki olayların gerçekleşmesine neden oldular. Bloodborne tarihi, aslında Bilgeler’in antik Pthumerian Mahzenleri’nde keşfettikleri birşey ile başlar. Cellat Alfred şöyle der : ‘’Bir zamanlar bir grup genç Byrgenwerth bilgini, bu lahitlerin derinlerinde kutsal bir madde keşfettiler. Ve bu keşif neticesinde Şifa Kilisesi’nin kuruldu ve kan iyileştirmesi seansları başladı.’’. Labirentin derinliklerinde Bilgeler’in keşfettiği bu kutsal madde aslında oyunda defalarca duyduğumuz Old Blood (Antik / Eski Kan)’dır. Bulunan bu maddenin ne olduğunu tam olarak bilmiyoruz, ancak Byrgenwerth Konağı’nın üst katında bulduğumuz Boş Phantasm Kabuğu eşyası açıklamasında şunlar yazıyor ; ‘’Kutsal Varlıklar ile bağlantılı olabilecek omurgasız kabuğu. Şifa Kilisesi, bu omurgasızların bir çok çeşidini keşfettiler ve onlara Phantasm (Fantezi, hayal) ismini verdiler. Buldukları şey, kesin olarak Kutsal Varlıklar’ın kanıtıydı. Bilgeler, keşifleri sırasında, geride bırakılan ve daha sonrasında Şifa Kilisesi ile iletişim kuran Kutsal Varlık Erberitas’ı bulmuş olabilirler. Ve keşfettikleri şey kesinlikle Eski Kan’a erişilen bir kaynaktı, bozulmuş ve lekelenmiş Kutsal Varlık kanı.

Eski Kan ve Kutsal Varlıklar’ın keşfi ile, herşey değişti. Evrim ilk öncelik haline geldi ; insanlığın sınırlarını zorlamak ve daha üstün varlıklar olmak. Kutsal Varlıklar’ın seviyesine ulaşabilmek. Ders Binası’nda bulunan bir notta şunlar yazıyor ; ‘’ Usta Willem haklıydı. Cesaret olmaksızın evrim, ırkımızın sonumuz olacak.’’ Bazı Bilginler, özellikle Laurence, evrimin nasıl devam etmesi ile ilgili fikir ayrılığına düştüler. Caryll’in Metamorfoz Rünü eşyası açıklamasında şunlar yazar ; ‘’ Kanın keşfi, evrim konusundaki hayallerini gerçeğe dönüştürdü. Metamorfoz, aşırılık ve sapma ise sadece başlangıçtı.’’



Oyunda oyuncunun topladığı iki adet kaynak mevcut ; Blood Echoes (Kan Yankısı) ve Insight (Sezgi). Yankılar karakterimizin güçlenmesini, sezgiler ise daha bilgili olmamızı sağlıyor. (Çevirmen Notu; bilmeyenler için, oyunda yüksek sezgi puanına sahipseniz normalde görünmeyen şeyleri görebilirsiniz. Bir binanın üzerinde durup elini aşağıya sarkıtmış olan bir Amygdala gibi). Bir kısım Byrgenwerth öğrencisi insanlığın Kutsal Varlık seviyesine ulaşması yolunun bilgelikten geçtiğini düşünürken, bir kısmı ise Eski Kan’ın kullanımıyla olacağı kanısındaydı. Willem ise bu konuda düşündüklerini şu cümle ile özetliyordu,

‘’Eski Kan’dan kork…’’

Bu birbinize tamamen zıt iki düşünce sonucunda, Byrgenwerth Bölünmesi denilen olay meydana geldi. Ama yapbozun başka bir kısmı daha mevcut.

Avcı’nın Kabusu’ndaki Balıkçı Köyü’ne ilk giriş yaptığınızda, Balık-İnsan mutantı gibi bir canlı yanımızdan geçiyor ve kendi kendine şunları söylediğini işitiyoruz; ‘’Byrgenwert… Byrgenwerth… Kana susamış katiller… Kafir düşmanlar…’’ Eğer karakteriniz İpekotu Rün’ünü (Milkweed Rune) kullanıyorsa, bu karakter ayrıca size Accursed Brew isimli kafatası biçimli bir eşya veriyor. Bu eşyanın açıklamasında şunlar yazılı; ‘’Saldırıya uğramış balıkçı köyünün bir yerlisine ait kafatası. Sayısız çizik ve girintiden de anlaşılacağı üzere içinde zorla göz aranmış.’’

Balıkçı Köyü’nde olan herşey, bölgenin sonunda cesedi ile karşılaştığımız Kutsal Varlık Kos ile ilgili olmak zorunda. Kos ile ilgili başka bir bilgi sadece Micolash’ın sözlerinde mevcut; ‘’Ahh, Kos, bir başka değişle Kosm… Dualarımızı duyuyor musun? Bize göz bahşet, bize göz bahşet, daha önce akılsız Rom’a yaptığın gibi…’’

Rom, Byrgenwerth’deki gölde savaştığımız büyük bir yaratık. Ünvanı Akılsız Örümcek olan bu yaratık aslında gayet zayıf, tüm gücünü etrafında onu koruyan onlarca örümcekten alıyor. Bunun dışında aslında kendini korumada gayet yetersiz bir yaratık. (Çevirmen Notu; kendini korumada zayıf olsa da, buz yağmurlarına dikkat!)

Rom ile karşılaşmamızdan sonra, Bloodborne hikayesi sadece yaratık avlamaktan çıkıyor, ve aslında daha sadece hikayenin çok ufak bir kısmını gördüğümüzü farkediyoruz. Rom aslında tam olarak Kutsal Varlık değildi. Micolash şöyle diyor; ‘’Bize göz bahşet… Bize göz bahşet… Daha önce akılsız Rom’a yaptığın gibi… Bize göz bağışla, bağışla ki bu canavarca aptallığımızdan kurtulabilelim…’’ Rom, hep Kutsal Varlık değildi, beynine göz eklenmişti, aptallığından kurtulup Kutsal Varlık seviyesine ulaşabilmesi için.

Vacuous (Akılsız) kelimesinin tanımı Oxford İngilizce Sözlüğü’nde şöyle geçer; düşünce veya zeka geriliği gösteren, akılsız. Kelime Latince’deki vacuus kelimesinden gelir, boş anlamına gelir. Devamındaki ek -ous ise doğadan gelen.

Rom nereden geliyor ve kim ? Kutsal Varlık ile ilişkisi ne ?

 

Yazının bir sonraki bölümünde yazarın şimdiye kadar yazılanlar ile ilgili kendi düşünceleri olacak.



Author: Ebru Kara / Yazar

Hukuk Okuyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir