Yoksulların İmparatoriçesi Theodora!

 

Bizans İmparatorluğunda tahta kendinden sonra kimin geçeceği fikri imparatorların kafasını sıklıkla meşgul eden bir soru olmuştur. Olası bir ölüm sonucunda tahtın boş kalmaması için birden fazla halef gösterdikleri dahi olmuştur. İmparatorluğun genel kanaati mecbur kalmadıkça savaşmamak yönündeydi. Savaşı en son çare olarak görüyorlar ve savaşmamak adına rakiplerine pahalı hediyeler ve unvanlar bahşedebiliyorlardı. Diplomasiye bu denli önem veren bir imparatorluk için tahtta bulunan kişinin gerçekleştireceği evlilikler ve bu evliliklerin imparatorluk için doğuracağı sonuçlar oldukça mühimdi.

Önceleri imparatorlar alt tabakadan kadınlar ile evlenip kendileriyle birlikte taç giymelerini sağlayabiliyorlardı ancak değişen kanunlar neticesinde artık imparatorlar yalnızca soylu sınıfa ait kadınlarla evlenebileceklerdi. İmparator I.Justinianos, ölümünden sonra bile sevgisini yitirmediği aşkı Theodora ile evlenebilmek için özel bir kanun çıkartarak aralarındaki engeli kaldırmış ancak bu davranışı imparatorlukta oldukça tepki almıştır.

 

 

 

Theodora hakkında kesin bilgiler olmamakla birlikte babasının Hipodrom’da bir ayı bakıcısı olduğu annesinin ise bir tiyatro oyuncusu veyahut dansçı olduğu söylenmektedir. O dönemlerde Konstantinopolis’de dört adet tiyatro bulunmakta ve bunlardan yalnızca bir tanesinde resmi oyunlar düzenlenmektedir. Tiyatro oyuncuları halkın en alt tabakasından oluşup ahlaki değerlerden yoksun insanlar olarak tanınırlardı. Theodora ve kardeşleri babalarının ölümünden sonra sirklerde ve tiyatrolarda sahneye çıkmaya, çalışmaya başlamışlardır. Theodora kısa süre içinde güzelliği ile adından söz ettirir duruma gelmiştir.  Gittiği her yerde güzelliği, zekası ve çekiciliğiyle kendinden bahsettiren Theodora’nın ünü imparator Justinianos’a kadar gitmiştir.

Evliliklerinin önündeki engel kalktığında imparator saraydaki aristokratların nefretini kazanmıştır ancak Theodora nezaketi ve çekiciliği sayesinde yakın zamanda saray çevresinin ve alt tabakadaki halkın sevgisini kazanmayı başarmıştır ve Ayasofya’da düzenlenen törenle, Theodora tüm itirazlara rağmen Bizans İmparatorluğu’nun yeni imparatoriçesi olmuştur.

Evliliklerinden kısa bir süre sonra önceki hayatında yaşadıklarını unutmayan Theodora kendisi gibi yaşamak zorunda olan kadınların sığınabilmeleri için kurumlar hatta tövbe edebilmeleri için manastırlar açtırdığı bilinmektedir. Tüm bu yaptıklarına rağmen yeni imparatoriçe ile ilgili söylentiler uzun süre devam etmiştir ancak Theodora yaptığı yardımlar, yolsuzlukları engelleme çabaları, tecavüz suçunu işleyenler ile ilgili ağır cezalar verilmesini sağlaması gibi girişimleri sayesinde gerek halk gerekse aristokratlar tarafından zaman içinde sevilmesini sağlamıştır.

 

 

İmparatoriçe Theodora’nın belki de bugünkü önemini kazanmasına neden olan olay ise hiç şüphesiz Nika İsyanın’da gösterdiği sağ duyulu yaklaşımdır.  Nika İsyanı Bizans tarihinin en kanlı olaylarından biridir. Hipodrom’da düzenlenen at yarışları Bizans döneminde sosyal hayatın büyük bir parçasıydı.  Temelde Maviler ve Yeşiller olarak ayrılan gruplar esasen toplum sınıfları arasındaki ayrımı net şekilde gözler önüne seriyordu ve bu gruplar düzenlenen yarışlarda galip gelebilmek adına yarışıyorlardı. Ayaklanma 532  yılında iki grubunda birleşerek imparatora karşı ” Nika Nika Nika! ” diye bağırmasıyla başladı. Önce imparatora hakaret eden gruplar daha sonra saraya saldırdı ve bu ayaklanma yaklaşık beş gün sürdü. İsyan anında çıkan yangınlar dönemin en önemli yapılarından biri olan Ayasofya’nın ciddi hasarlar almasına neden oldu. Aldığı önlemlere rağmen isyanı durduramayan İmparator I. Jusitinianos şehirden kaçmak için hazırlıklara başlamıştı ki imparatoriçe Theodora ona engel oldu.

 

 

 

 

” Ben hiçbir yere gitmiyorum. Benim inancıma göre erguvani imparatorluk pelerinini bir kez giyen bir daha çıkarmamalıdır. İnsanlar bana imparatoriçe demeyi bıraktıklarında, yaşamanın benim için anlamı kalmaz.  ERGUVAN EN SOYLU KEFENDİR!” ”

Bu sözlerden sonra kaçmayıp isyanı bastırmaya karar veren I.Justinianos’un emriyle yaklaşık 30 bin kişi Hipodrom’a kapatılıp kılıçtan geçirilerek öldürülmüştür. İsyan sırasında zarar gören yerler tamir ettirilmiş, şehrin eski görkemine kavuşturmak için ellerinden geleni yaptılar.

Theodora, Justinianus’un verdiği hukuki ve dini kararlar da etkili oldu. Kadın haklarının geliştirilmesinde büyük rol oynadı. Zorla fahişelik yaptırmayı yasaklayan bir yasa çıkarttı ve hatta bu niyetle satılan kızları satın alıp, özgür bırakarak onlara yeni bir hayat sundu. Genelevleri kapatarak, kadın pazarlamayı yasakladı. Aynı zamanda boşanma ve mülk sahibi olma konularında kadın haklarını geliştirdi, tecavüz için ölüm cezası getirdi.

548 yılında 48 yaşında iken hayatını kaybeden İmparatoriçe Theodora’dan sonra I. Justinianos, devlet adamlarının tüm baskılarına rağmen kimseyle evlenmemiştir.

Author: Şevval Yılmaz

İstanbul Üniversitesi / Tarih

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir